MİT’in siyasi cinayetlerden bilgisi yokmuş

Türkiye’nin 1990’lı dönemleri ‘karanlık yıllar’ olarak nitelendiriliyor.

Bu olaylar konusunda “kamu kurum-kuruluşları, kamu görevlileri ile yabancı aktörlerin bu olaylarda rolünün olup olmadığı ya da söz konusu olayların bunlar tarafından yönlendirilip yönlendirilmediğini de içeren değerlendirme ile birlikte” bilgi ve belgelerin değerlendirilerek birer rapor hazırlanması istendi. Ancak MİT, bu konulara ilişkin bir rapor da hazırlamadı, herhangi bir cevap da vermedi. İçişleri Bakanlığı ise kayıtlarda bulunan bilgi ve belgelere göre hazırlanan değerlendirme notlarının yer aldığı 1 adet DVD gönderdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), ‘Ülkemizde demokrasiye müdahale eden tüm darbe ve muhtıralar ile demokrasiyi işlevsiz kılan diğer bütün girişim ve süreçlerin tüm boyutları ile araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi’ amacıyla araştırma komisyonu kurdu. Hazırlanan rapor ise Meclis Başkanlığına sunuldu. Çalışmalar sırasında, olaylara ilişkin devlet kurumlarından bilgi ve belgeler talep edildi. Fakat en kritik olaylar konusunda kurumlar bilgi ve belge vermek yerine cevap vermemeyi tercih etti.

Bu kurumların başında ise MİT geliyor. Özellikle MİT’in Türkiye’nin yıllardır üzerindeki sis perdesini kaldırmadığı 1990’lı yıllarda yaşanan olaylara ilişkin sessiz kalması dikkat çekiyor. Sivas ve Başbağlar olayları başta olmak üzere işlenen siyasi cinayetler konusunda talep edilen hiçbir bilgiyi Meclis’e vermedi.

38 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ YAVİ KATLİAMI İÇİN 1 SAYFALIK BİLGİ NOTU

25 Ekim 1993 yılında 38 kişinin ölümüyle sonuçlanan Erzurum’un Çat ilçesine bağlı Yavi beldesinde meydana gelen terör örgütü PKK katliamına ilişkin bilgi ve belgeler istendi. İçişleri Bakanlığı, 182 sayfalık bilgilendirme yaparken; MİT sadece 1 sayfalık bilgi notu gönderdi.

Ancak MİT, Hizbullah konusunda Meclis’e detaylı bilgi gönderdi. “Türkiye’de faaliyette bulunan ‘Hizbullah’ adıyla bilinen örgütün; tarihçesi, kuruluşu, yapısı, iç ve dış bağlantıları, kuruluşunda, eğitim ve faaliyetlerinde kamu kurum ve kuruluşları ile kamu görevlilerinden destek alıp almadığı, ya da bunlar tarafından yönlendirilip yönlendirilmediği, faili meçhul cinayetlerin işlenmesinde rolünün olup olmadığı, işlediği iddia edilen cinayetler ile bu cinayet yöntemlerine ilişkin analizler hususlarında bilgi ve belgelerin değerlendirilerek bir rapor hazırlanması” istendi. MİT 12 sayfalık rapor hazırlarken; İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü 33 sayfa; Jandarma Genel Komutanlığı da 26 sayfalık rapor hazırlayıp gönderdi.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) “1 Ocak 1997-31 Aralık 2002 tarihleri arasında, yıkıcı-bölücü faaliyetler yürüttükleri gerekçesiyle haklarında inceleme, araştırma ve soruşturma yapılanlar ile bu incelemeler sonucunda görev yerleri değiştirilen, görevden alınan veya görevlerine son verilen hâkim ve savcılara ilişkin bilgiler” konusunda “Söz konusu tarihler arasında yıkıcı-bölücü faaliyetler nedeniyle kesinleşmiş disiplin cezası bulunan herhangi bir yargıç veya Cumhuriyet savcısı bulunmadığı” cevabını gönderdi. HSYK, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra görevine son verilen yargıç ve savcılar hakkında 8 adet belge gönderdi.

JANDARMANIN CİNAYETLERDEN BİLGİSİ YOK

Seferberlik Tetkik Kurulu, Özel Harp Dairesi, Türkiye Milli Askeri Strateji Belgesi, 01.01.1980-31.12.2000 arasında Seferberlik ve Savaş Hâline ilişkin mevzuat ve YAŞ kararı ile ordudan atılan kişiler hakkında bilgi de talep edildi. Konuya ilişkin 4 klasör mevzuat ve 1 dosya içerisinde belgeler (YAŞ kararı ile TSK’dan ilişiği kesilenlerin listesi) gönderildi. Ancak Milli Askeri Strateji Belgesi’nin verilemeyeceği belirtildi.

Adalet Bakanlığı ise 1997-2002 yılları arasında yıkıcı ve bölücü faaliyetler yürüttükleri gerekçesiyle haklarında inceleme, araştırma ve soruşturma yapılan ve bunun sonucunda görev yerleri değiştirilen, görevden alınan veya görevine son verilen personele ait listeyi gönderdi.

Milli Güvenlik Kurulu da (MGK) 28 Şubat 1997 tarih ve 406 sayılı MGK Kararı ile sürece ilişkin 45 adet MGK kararı gönderdi. Jandarma Genel Komutanlığı (JGK), “Recep Haşatlı Cinayeti, Akın Özdemir Cinayeti, Fikret Ünsal Cinayeti, Bülent Ecevit’e Yönelik Suikast Girişimi (Çiğli), MHP Genel Merkezinin Basılması Olayı (30.06.1979) ve Ziraat Mühendisleri Birliği Odası Baskınına (02.09.1980)” ilişkin bilgi ve belgelerin yanı sıra 01.05.1977-06.11.1983 tarihleri arasında (yıllara göre) teröre ve siyasal olaylara karıştığı gerekçesiyle hakkında işlem yapılan kolluk kuvvetleri personeli (jandarma ve polis) sayısı ve haklarında yapılan işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin talebiyle ilgili söz konusu suikastlar hakkında bilgi bulunamadığı ve yazıda istenen diğer hususlar hakkında çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

GENELKURMAY DA DARBE DÖNEMİNE İLİŞKİN TALEPLERE CEVAP VERMEDİ

12 Eylül 1980 tarihli askeri darbe ile başlayan ara rejim döneminde işine son verilen, görevi veya görev yeri değiştirilmesi isteminde bulunduğu kamu görevlisi sayısı ile Sıkıyönetim Komutanlıklarının bu bağlamdaki istek yazılarının birer suretine cevap vermeyen Genelkurmay Başkanlığı’ndan Anayasa tasarısına ve Devlet Başkanı Kenan Evren’in Anayasayı tanıtma konuşmalarına ilişkin eleştiri ve eylemleri dolayısıyla hakkında işlem yapılan gerçek ve tüzel kişi sayısı istendi.

“28.06.1978 tarihli ve 235 sayılı Milli Güvenlik Kurulu kararında sözü edilen ve Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve MİT Müsteşarlığı yetkili uzmanlarından oluşması öngörülen ‘Merkezi İstihbarat Koordinasyon Kurulu’nun kurulup kurulmadığı, kurulduysa çalışmaları hakkındaki bilgi ve belgeler” konusunda da Genelkurmay, “Herhangi bir bilgi-belge bulunamadığı; arşiv taramalarının devam ettiği yönünde” cevap gönderdi.

MİT, “27 Aralık 1979 tarihinde Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e sunulan ‘Türk Silahlı Kuvvetlerinin Görüşü’ başlıklı ‘uyarı mektubu’ ile dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Haydar Saltık başkanlığındaki üç kişilik kurmay grubun dönemin hükümeti ve siyasal parti genel başkanlarına yönelik bir uyarı mektubu hazırlığına dönük çalışmalar, 1980 tarihli ve 201552 sayılı Bayrak Harekâtı Direktifi başlıklı belge ve bu belgeye ilişkin uygulama planı, 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile bu darbeye uzanan süreçte gerçekleşen toplumsal şiddet ve terör olaylarında yabancı devletlerin ve istihbarat örgütlerinin faaliyet ve etkisi, hakkında bilgi ve belgeler ile söz konusu hususlarda o dönemde Başbakanlığa herhangi bir istihbaratın iletilip iletilmediği bilgisi”ne cevap vermedi. Aynı talebi Genelkurmay da cevapsız bıraktı.

Özel Harp Dairesi, Seferberlik Tetkik Kurulu, Özel Kuvvetler Komutanlığı ve kontrgerilla yapılanmalarına ilişkin bilgi ve belgeler konusunda Genelkurmay Başkanlığı, 2 sayfalık bilgi notu gönderirken; MİT ve İçişleri Bakanlığı cevap vermedi.

(CİHAN)

Bu dönemde işlenen birçok faili meçhul cinayetlerin üzerindeki ‘karanlık perde’ hala kaldırılamadı. Olaylara ilişkin bilgisi olduğu düşünülen kurumlar ise ya cevap vermiyor ya da ‘bilgi ve belge yok’ demekle yetiniyor.

2 Temmuz 1993’te meydana gelen ‘Sivas Olayları, 1993’te Başbağlar köyünde 33 köylünün öldürülmesi, 12 Mart 1995’te meydana gelen ‘Gazi Olayları’ ile siyasi cinayetler Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’nın öldürülmesi, Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) soruldu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s